Beklenenden 1 ay geç gittiğim Likya Yolunun Fethiye - Kaş rotasını çıkan problemlere rağmen tamamladım. Gayet zevkli bir yürüyüş oldu, her şeye rağmen güzeldi. Seneye Kaş - Antalya rotasıyla Likya Yolunu tamamlamayı düşünüyorum.

Malum, Twitter ve YouTube yasaklandı. Yasak neyse de, DNS poisoning'e de başladılar. Ben de proxy aç-kapa ile uğraşmamak için DNS server kurdum. Twitter yasağı için ise IP'leri araştırıp değiştim.

Bencillik etmemek adına bu serverı herkese kullanıma açtım. Olur da benim servera da poisoninge başlarlarsa diye yeni IP'i duyurmak için şöyle bir zamazingo yaptım, yasağı aşmak için VPN ile uğraşmak istemiyorsanız DNS'lerinizi güncellersiniz falan:

http://dns.irfancikoglu.com/

Kurtulduğumu düşündüğüm takıntılarımın herhangi bir alakalı olayda tekrar alevlenmesinden nefret ediyorum.

Kesinlikle (belki de değil) yanlış ve yersiz olduğunu düşündüğüm takıntılar gün geliyor öyle bir hal alıyor ki artık vazgeçilmezim oluyor. Sonrasında kendimden ve takıntılarımdan öyle bir tiksiniyorum ki, kendime "n'oluyor lan, napıyorum ben?!" diye sorar hale geliyorum. Bir süre sonra let it be moduna girip unutuyorum fakat dediğim gibi, alakalı bir olayda tekrar tetikleniyor ve bu durumu hem seviyorum hem nefret ediyorum.


Son günlerde bırakır gibi olduğum bu takıntılarımdan biri merakımdan dolayı tekrar yükselişe geçti. Bu durumdan hoşnut görünmesem de içten içe seviyorum galiba. Toparlanmak için kendi kendime aksiyon yaratıyorum, ama nafile. Tam tersine sözde unuttuğum takıntım günden güne artışa geçiyor. Hayat çok garip lan, kuşlar böcekler falan demek isterdim fakat kendimden tiksinirim, o yüzden kısfmet diyorum.

I have reported a CSRF vulnerability which allows an attacker to authorize any application on victim's account on Twitter. It means that an attacker could spam victim's Twitter account by tweets, follow any profile, send/get direct messages or anything possible with Twitter API. You can imagine how dangerous this vulnerability is.


They patched it in 2 days after my report. Now i'm listed in Twitter White Hats. My name is listed for the first time in a white hats list.

You can watch the PoC below:

Her zamanki gibi yine eski blog yazılarımı sildim. Neden yazıp siliyorum bilmiyorum ama sanırım bundan zevk alıyorum.

20 küsür baldırı çıplak insanın bir meşin yuvarlak peşinde oradan oraya koşturması bana çok sıkıcı geliyor. Bu baldırı çıplakların kaç gol atıp, kaç gol yiyeceğini tahmin edip para kazanmaya çalışanlar daha da garip geliyor bana. Hele hele bu baldırı çıplaklar için adam yaralayan hatta öldüren insanlara çok ama çok daha şaşırıyorum. Fakat bardağı taşıran son damla dün hayatı futbol olan, kafayı futbolla bozmuş (ciddi söylüyorum), her türlü muhabbeti futbola bağlayabilen bir arkadaşımın söylediği şu cümleydi:
"Futbol bir dindir, ben de bu dine inanıyorum."

Neyse bu adamın hayatını futbolla anlamlandırmak istemesi çok doğal. Zaten şakirtin teki, futboldan arta kalan zamanlarında namaz kılan, sohbetlere katılan birisi. Fakat şakirt olmayan, dinle uzaktan yakından alakası olmayan, gelir düzeyi ve eğitim düzeyi gayet yüksek olan adamlar bile futbolla yatıp futbolla kalkıyor. Hemcinslerimin büyük çoğunluğu futbolla zehirlenmiş vaziyette. Sarının yanına kırmızı mı lacivert mi gelir diye tartışan adamlar, birbirlerine bıçaklarla hatta tabancalarla saldıranlar, sevgilileri futbol hastası diye kendinden ödün veren ve futbol hastası olan kezbanlar...

Anlamıyorum bu durumdan sadece ben mi rahatsızım? Futboldan iğreniyorum lan resmen! Kendimi ne kadar kasarsam kasayım 15 dakikadan fazla tahammül edemiyorum maçlara. Futbolcular ve teknik heyet parayı hamuduyla götürürken bu avamlara ne oluyor anasını satayım? Bunlar yakında din hanesine "futbolizm" de yazdırırlar...

Belki de bulunduğum çevrede futbolla uzaktan yakından alakası olmayan tek erkek benim. Ulan kızlar bile son zamanlarda kafayı futbolla bozmaya başladı. Zaten Türk kızları birer iticilik abidesiyken (genel olarak), fanatik bir Türk kızından daha itici ne olabilir ki? Bir de futboldan anlamıyorum diye benim erkekliğimi sorgulamaya kalkan oluyor. Onlara sorduğum şu sorudan ciddi bir cevap alamadım. Ya güldüler ya da "Fesuphanallah" deyip sıvıştılar hemen:
"Futbol sevmek erkekliğin ilk kuralı mıdır?"

Futbolu fanatizm boyutlarında seven hatta tapan bir insanın zekasından ve başarılarından şüphe ediyorum.